Dokuzuncu yüzyılın ortalarında, Viking akınlarının İngiltere krallıklarını sarstığı bir çağda, Norveç'in kraliyet soyundan gelen Geirmund Hel-Hide kendi değerini kanıtlama yoluna çıkar. Ailesini geride bırakarak denizlere açılan Geirmund, tehlikeli bir yolculuğun ardından destanlarda yalnızca adlarıyla anılan gizemli varlıklarla yüzleşir ve kendisini hem büyük bir güce hem de derin bir ihanete sürükleyecek olan kol bileziğine sahip olur. Guthrum'un efsanevi ordusunda hızla yükselen Geirmund, savaş meydanlarında aklını ve çevikliğini silah olarak kullanmak zorunda kalır. Sadakatin ve ihanetin iç içe geçtiği bu dünyada sadık yoldaşlarıyla omuz omuza mücadele ederken kendi inancıyla ve kaderiyle de hesaplaşır. Eski tanrıların uyanışı, kraliyet mirasının gölgesi ve özgürlüğün doğum sancıları bu destanın arka planını oluştururken hikâye, yalnızca bir savaş anlatısının çok ötesine geçer.