Kelsey'nin bedenini bir birey olarak kendisini iyi hissetmek, daha değerli hissetmek için nasıl kullandığının farkında olmasından çok etkilenmiştim, hâlâ da etkileniyorum. Çoğumuz bunu genellikle bilmeden veya kendimizi bu konuda eleştirmeden yapıyoruz. Bedenimize nesneler gibi davranıyor ve bedenimizi müşterileri çekmek için bir vitrinde stratejik olarak sunulan öğeler gibi sergiliyoruz Keşke Kelsey hiçbir zaman ilginin ve sevginin duygusal ödülü için kendini nesneleştirecek kadar güvensiz hissetmemiş olsaydı; öte yandan hepimizin değer kazanabilmek için kendimizi nesneleştirmemizin anlamsızlığının farkına varabilmemizi diliyorum. Annesinin hikayesinde olduğu gibi bu hikaye de yalnızca belirli bir şekilde görünürsek seçilebilir olduğumuza inanmanın eziyetli hapishanesine karşı kazanılan bir zafer ve cesaret hissi uyandırıyor. Kıymet ve değerimizin yaptığımız işe, ne kadar iyi performans gösterdiğimize ve başkalarının hakkımızda ne düşündüğüne bağlı olduğunu hissedersek bu kimliğimiz, zihinsel sağlığımız ve ilişkilerimiz için yıkıcı olabilir. Gerçekten kim olduğumuzu asla bilmeden başkalarının ilgisini çekmek ya da üzerimizdeki ilgiyi korumak için koştuğumuz, kendimizi kanıtladığımız ve sürekli bu ilgiyi aradığımız bir yaşam yaratabilir. Tıpkı size bahsettiğim genç kadın gibi. O da gerçekten sadece aile işine yardımcı olacak şeyler yaptığında sevildiğine ya da sevileceğine inanıyordu. Dünyada güven ve cesaretle var olmak yerine, duyguları ve seçimleri utanç, güvensizlik, kendine değersizleştirme ve korku tarafından yönetiliyordu. "Maskeyi yırt. Yüzün muhteşem.” - Rumi Tüm bunları maskelerle kapasa da kendi kendine bunu kabul etse de etmese de aslında bunlar başından beri hep oradaydı. Hepimiz hayatımızın farklı dönemlerinde maske takıyoruz. Kabul etmek istesek de istemesek de oradalar. Bunun her zaman kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum; bazen bu maskeler bize ihtiyacımız olan korumayı sağlıyor. Bu, bana kötü bir haber aldığım ama aynı zamanda hemen önemli bir toplantıya gitmek zorunda kaldığım zamanları hatırlatıyor. Orada olmak, o anın içinde kalabilmek ve kötü haberle ilgili tüm duygularımın yüzümden okunmasına izin vermemek için, kendime bir tuvalet aynasında elimden gelen en iyi moral konuşmasını yapıyorum ve “kontrol bende” maskesini takıyorum. Ayrıca yıllar boyunca derinlerde acı çekiyor, korkuyor ve yalnız hissediyorken de “her şey yolunda” diyen maskeler taktım. Gizlenmeden, doğru zamanda doğru insanlar tarafından görülmemizi sağlamak, yapacağımız en iyileştirici şeylerden biri olabilir; hem bizi gören insanlar hem de kendimiz için. Özgün bir şekilde, kusurlarımızı saklamadan, olduğumuz gibi görülmeye açık olduğumuzda sadece kabul görmekle kalmaz, aynı zamanda diğer insanlara da maskelerini çıkarma izni vermiş oluruz. Hayatta bu tür bir gerçekliği uyguladığımızda, kadın olmanın ne anlama geldiğine dair tüm anlatıyı değiştirmeye başlayabiliriz. Düşünsenize. Kendinizin belirli bir versiyonu olmaya çalışmak yerine, sadece siz olabilirsiniz? "Sadece kendin olmak" yalnızca kabul görmekle kalmayıp aynı zamanda kutlanan bir şey olsaydı şaşırtıcı olmaz mıydı? Ve ulaşılması imkansız bir mükemmellik formu için rekabet etmek yerine, mücadelelerimizi paylaşırsak ve bunu yaparken bizden önce yürüyen diğer kadınların desteğine güvenebilirsek, kadınlar olarak hissettiğimiz yalnızlığın ne kadar azalacağını bir düşünün. Kim olduğunuzu ve hayatınızda neler olup bittiğini saklamadan dürüstlük alanını nasıl bulacağınız ve kızınıza sizinle ilgilenmenin onun işi olduğunu düşündürmeyecek şekilde hikayenizin büyük kısmını aktarmak, adeta ip üzerinde yürümek gibi oldukça zor bir denge konusu. Kendinden utanç duyduğunu hatırlamıyor ama selülitleri olduğunu fark ettiğinde özgüvenini sorguladığı anlar olmuş. Bu konuda düşündükçe kalçalarının nasıl göründüğüyle ilgili birisi onu utandıracak olursa ya da selülitleri birinin onu sevmesine engel olursa zaten o kişiye zaman harcamaya değmeyeceği sonucuna vardığını söyledi. Sizden gerçeği duyması gerekiyor; sadece kendi hikayenizle ilgili değil, aynı zamanda onun hikayesiyle ilgili gerçeği de. Sanırım bunu daha büyük bir kadın topluluğuna da genişletebiliriz: Birbirimizi daha fazla dinleyebilir ve birbirimizin büyüklüğünü, tutkusunu, kararlılığını ve güzelliğini gördüğümüzde bunları dile getirebiliriz. İncindiğimizde, birbirimize gerçeği söyleyebilir ve yalnız olmadığımızı gösterebiliriz. O anda dürüst olmanın, maskesini çıkarırsa ne olabileceği korkusuyla saklanmaktan çok daha önemli olduğunu düşünüyordu. "Yaralardan değil, yara izlerinden konuşmak." Bununla çocuklarımıza iyileştirmekten sorumlu olmadıkları açık duygusal yaraları deşmekle bizi şekillendiren ve artık sona erdiğini, aştığımızı bildiğimiz acı verici yolculuğumuzdan bahsetmek arasında bir fark olduğunu vurguluyor. Onu sevdiğinizi ve sevginizi kazanmak zorunda olmadığını bilmesi gerekiyor. İnsanlar sağlıksız bağlanma tarzlarına sahip olduklarında (gerçekten zor, korkutucu, soğuk/mesafeli, tutarsız veya birincil bakıcılarıyla var olmayan ilişkiler), kendilerini iyi hissetmeleri, güçlü ya da acı verici duygularla baş edebilmeleri, güvende olduklarına ya da terk edilmeyeceklerine inanmaları da zorlaşır. Yetişkinliklerinde romantik ilişkilerinde mesafeli, kaygılı ve/veya güvensiz hale gelirler ya da büyürken gördükleri bu kalıpları tekrar eden insanları tercih ederler. Aslında çocuklara, onları sevdiğinizin, terk etmeyeceğinizin ve güvende tutacağınızın bıkmadan usanmadan gösterilmesi gerekiyor. Yaptıklarınızla da tüm bunların gerçekten doğru olduklarını onlara kanıtlamadıkça bunlara inanmaları zorlaşacaktır. Belki de incitici bir şey duymaya o kadar alışmışızdır ki ne kadar incittiğini bile anlamıyoruzdur. Ya da kendimiz de incinmiş olduğumuz bir konumda olduğumuz için partnerimize de acı verici şeyler söyleriz. Neyi duymanın veya söylemenin sağlıklı veya sağlıksız olabileceğini anlayabilmek için, bunu şu şekilde düşünmeyi deneyin: Eğer siz veya partneriniz birbirinize (bedenler ve görünüm hakkında) çocuğunuza söylemeyi asla hayal etmeyeceğiniz şeyler söylüyorsanız, o zaman bu muhtemelen birbirinizi incittiğinizin veya birbirinize zarar verdiğinizin iyi bir göstergesidir. Sizin için bu kadar yakın ve önemli birinin size, bir kimsenin değer verdiğiniz bir başkasına söylemesine asla izin vermeyeceğiniz incitici şeyler söylemesine neden izin verdiğiniz sorusu, sormaya değer olabilir. Bize en yakın olan insanları incitmeye veya onlara kötü şeyler söylemeye alışkınsak, bunun bizim için ne anlama geldiği ve bunu yapmayı nereden öğrendiğimiz de sormaya değer olabilir. Sahip olduğumuz bağlılık ilişkileri kendimiz hakkında nasıl hissettiğimizi şekillendirir. Kendimiz hakkında nasıl hissediyorsak bu hissi doğrulayan ilişkilere çekilmemiz de mümkündür. Öyleyse, hayatımızın bir bölümünde aldığımız yaralar, hayatımızın başka bir bölümünde incinmeye neden olabilir veya hayatımızın diğer alanlarına yayılabilir. YANSITMA SORULARI