Fiyatları görmek için onaylı bayi olmanız gerekmektedir.
Kalem kutularının içi genelde sessizdir. Peki kalemler konuşursa ne olur? Ya bir gün hepsi yazmayı bıra-kırsa... Kırmızı kalem kemirilmekten ve kırılmaktan bıkmıştı. Dolma kalem unutulmuştu. Boya kalemleri ise kutula-rın dibinde sessizce bekliyordu. Çünkü çocuklar artık onları eskisi gibi sevmiyor, özenle kullanmıyordu. Yere atılmaktan, kemirilmekten ve ekranların gölgesinde unutulmaktan yorulan kalemler, gizli bir meclis kurdu ve hep birlikte tarihî bir karar aldı: “Artık yazmayacaklardı!” Ertesi sabah dünyada hiçbir kalem görevini yapmadı. Defterler boş kaldı, sınıf tahtasına tek bir harf bile ya-zılamadı. Çocuklar ise yazının, hayal kurmanın ve kalem dostluğunun ne kadar değerli olduğunu onların yoklu-ğunda ilk kez gerçekten anladı. Yazmaktan Kaçan Kalem, “Söz uçar, yazı kalır” sözünün manasını okuyucusuna yaşatan türden bir hikâye... Yazının gücünü, hayal kurmanın güzelliğini ve eşyaların kıymetini bilmeyi hatırlatan unutulmaz bir macera.